February 28, 2006 

Mutlaka Deneyin Derim

SOMONLU ve KARIDESLI LAZANYA


Mutfagimda kullandigim 3 buyuk kitabim var; bunlardan biri Jane Bamforth'un "Solmon" adli kitabi. Tahmin edeceginiz uzere sadece somon kullanarak yapilabilecek tarifleri iceriyor. Bu kitabi gordugumde hic tereddut etmeden aldim ve denedigim her tarifte iyiki almisim diyorum kendi kendime. Blog konusunda o kadar acemiyim ki, yaparken fotograflari cekmeyi akil edemedigim icin kitapta bulunan bazi fotograflari ekledim. Yapimi biraz uzun ve fazla bulasik cikartan bir tarif ama ugrasmaya degiyor bence :) Iste tarifi:


Malzemeler: (2 kisilik)
  • 350 g somon fileto
  • 125 g tiger (iri) karides
  • 100 g dugme mantar
  • 250 ml sut
  • 1/2 su b. su
  • 1 kucuk sogan
  • 1 1/2 y.k. un
  • 250 g lazanya
  • Kasar peyniri
  • 4 adet iri domates
  • 1 kirmizi sogan
  • 1 dis sarmisak
  • Kekik, tuz, karabiber
  • 1/2 y.k. margarin + 2 y.k. sivi yag

Yapilisi:

  1. Somonu teflon bir tavaya alin. Sutu ekleyin, ortadan ikiye boldugunuz sogani yerlestirin ve biraz kekik serpin. Orta ateste kaynamaya kadar getirin, daha sonra balik mat pembe bir renk alana kadar kisik ateste pisirin (yaklasik 20-25 dk).


  2. Firini 180 dereceye ayarlayin. Pisen baligi bir tabaga alin ve sogumaya birakin. Sutu saklayip sogani atin. Balik soguduktan sonra, eger varsa, kalan kilciklarini ayiklayin ve irili ufakli parcalara ayirin.
  3. Derin bir teflon sahanda margarini eritin, unu alin ve kokusu gidene kadar kavurun. Baligi pisirdiginiz sutu azar azar ve bir yandan karistirarak sahana ekleyin. Eger un top top olursa blendirdan gecirin. Krema kaynayip biraz katilastikdan sonra karidesleri ve dugme mantarlari ekleyin ( dugme mantar yerine dogranmis normal buyuklukteki mantarlari da kullanabilirsiniz). 4-5 dk pisirdikten sonra tuz, karabiber ve arzuya gore biraz kekik ekleyip atesten alin.
  4. Kucuk bir tavada 1 y.k. sivi yagi kizdirin, kucuk kucuk dogranmis kirmizi sogan ve sarmisagi ekleyin. Soganlar yumusayip renk degistirene kadar kavurun daha sonra kabugunu soyup kup kup kestiginiz domatesleri ekleyin. Domatesler biraz pisince tuzunu ve isterseniz biraz da kekik ekleyip atesten alin.


  5. Dikdortgen bir firin kabini sivi yag ile iyice yaglayin. Hazirladiginiz mantarli sosun sadece kremasindan 1-2 y.k. kadar alip kabin zeminine yumurta fircasiyla gelisiguzel yayin. Uc adet lazanya yapragini yanyana dizin ve uzerine pisirdiginiz domates sosundan bir kac kasik yayin.Domates sosunun uzerine mantarli ve karidesli sosu yayin ve somonun bir kismini bu sosun ustune serpistirin.
  6. Lazanyanin ikinci katini yerlestirin. Uzerine once domates sosu sonra mantarli sos ve en son olarak balik olmak uzere bu kati da tamamlayin. Bu islemleri tum malzemeleriniz bitene kadar tekrarlayin, en son lazanya katini yerlestirdikten sonra ustune kalan domates sosunu yayin ve dilim dilim kestiginiz kasar peynirini tum lazanyanin ustunu kaplayacak sekilde dizin.
  7. Firinda yaklasik 30-40 dk, uzeri kizarincaya kadar pisirin.

Malzemelerde agiz tadiniza gore ufak tefek degisiklikler yapabilirsiniz. Mesela ben onceden temizlenmis ve hafif pisirilmis karides kullandim, eger siz tazesini kullanmak isterseniz mantarli sosu biraz daha uzun pisirmeniz gerekir. Ayrica tarifte rende kasar kullanilmis fakat pisme sirasinda yanmasini onlemek icin ben dilim kasar kullandim. Oldukca lezzetli ve gorunusu guzel olan bir yemek cok da doyurucu, denemenizi tavsiye ederim. Afiyet olsun...

Labels:

February 27, 2006 

Euroturk Online

KOTU NIYETLI OLMAK...

Bir kac aksam once diger bloglari gezerken Mine'nin sitesinde beni cok uzen ve biraz da sevkimi kiran bir yazi okudum. Okuduklarima once inanamadim; fakat www.euroturkonline.com 'a bir goz atinca benim degil ama, bir cok blog sahibi arkadasin sitesinde yayinlanmis cogu tarif ve fotografin izin alinmadan yayinlandigini gordum hem de tipki yazilarda soylendigi gibi, link bile verilmeden!

Cocugunuz gibi bakip ilgilendiginiz "HOBINIZ" kotu niyetli insanlar tarafindan "GELIR KAYNAGI"na donusturuluyor, ne kadar uzucu oyle degil mi? Siz zamaninizin cogunu tarifler arastirmak, onlari denemek, resimler cekmek ve sitenizi duzenlemek icin harciyorsunuz; ama sizden cok daha "uyanik" ya da "akilli" oldugunu dusunen kotu niyetli kisi kalkip sitenizin yarisini kopyaliyor ve sizin emeginizle MAAS ALIYOR. Cok yazik...

Malesef ki bu gibi olaylarin onune gecmenin imkani yok; fakat birlik olunursa yanlislari duzeltmenin imkani var. Yollanan tum tepki mailleri sonucu tarifler siteden kaldirilmis, ozur dilenmemis ama kaldirilmis. En azindan artik site sahipleri daha fazla somurulmeyecek...simdilik tabii...ta ki baska bir uyanik cikincaya kadar.

Bizim yapmamiz gereken sey tepki gostermektir. Birlikten kuvvet dogar lafini unutmayalim ve yanlislari duzeltmek icin ugrasalim. Guzel ulkemiz ancak yanlislar duzeltildigi ve kotu niyetliler azinlikta kaldigi surece ilerler.

Bir daha boyle kotu niyetli kisilerle karsilasmamak dilegiyle.

Labels:

February 26, 2006 

Cok Lezzetli!!

SAC KEBABI

Sac kebabinin tarifini gecen gun listemi (denenecekler listesi :) ) karistirirken buldum ve pisirmeye karar verdim. Fakat tarife tamamen sadik kalmayip kendimce ufak tefek degisiklikler yaptim. Tadi da oldukca guzel oldu, o nedenle tarifi benim yaptigim haliyle yaziyorum:

Malzemeler : (2 kisilik)
  • 500 g. kusbasi kuzu eti
  • 2 tane orta boy sogan (cok kucuk dogranmis)
  • 3 adet iri domates (kabuklari soyulmus ve iri kupler seklinde dogranmis)
  • 3-4 adet sivri biber (tohumlari temizlenmis ve julyen dogranmis)
  • 2 corba kasigi margarin + 1 cay b. sivi yag
  • Tuz, karabiber, kekik

Yapilisi :

  1. Soganlari kucuk kucuk oluncaya kadar rondoda cekin.
  2. Eti, soganlari, kekigi ve sivi yagi bir kapta karistirin ve buzdolabinda en az iki saat bekletin.
  3. Teflon tavada margarini eritin ve eti, mumkun oldugukca soganlari almadan, terbiyeden cikarip tavaya alin.
  4. Ara sira karistirarak yuksek ateste bes dk. kadar cevirin, altini iyice kisip et biraktigi suyu cekinceye kadar pisirin.
  5. Et suyunu tamamen cekince terbiyede kullandiginiz soganlari ve biberleri tavaya alip kavurun.
  6. Soganlar renk degistirdikten sonra domatesleri ekleyin ve birazcik yumusayincaya kadar kavurmaya devam edin.
  7. Atesten almadan bes dk. once tuzu ve karabiberi ekleyip karistirin.
  8. Lavas ekmegi ya da pilav ile birlikte servis yapin.

Ben yemeklerimde genelde sivi yag kullaniyorum, margarin kullanmak istemiyorsaniz sivi yag ile de deneyebilirsiniz. Ayrica kullandiginiz etin dana veya kuzu olmasi farketmez, dana eti kullanirsaniz biraz daha uzun sure pisirmeniz gerekir.

Labels:

February 24, 2006 

Sugarcraft...

SEKER HAMURUNDAN HARIKALAR YARATMA SANATI

Yaklasik alti ay once oturdugumuz yerin yakininda bulunan bir kolejde part time kurslar acildigini ogrendim. Neler var diye ogrenmek icin hemen arastirmalara basladim. En sonunda cok sevdigim ve daima ogrenmek istedigim bir kac dilden biri olan Fransizca kursuna yazilmaya karar verdim; fakat sinifi acmak icin yeterli sayi toplanamadi ve kurs malesef acilmadi. Daha sonra Sugarcraft adinda ve pasta susleme sanatinin ogretildigi bir kurs oldugunu farkettim ve, esimin de destegiyle, bu kursa yazilmaya karar verdim.



Simdi ne iyi yapmisim da yazilmisim diyorum kendi kendime! Ilk zamanlarda "yapabilir miyim acaba? " endisesi vardi ama ogrendikce o kadar da zor olmadigini, biraz ilgi ve hayal gucu ile cok guzel seyler yapabilecegimi anladim. Artik cok zevk aldigim ve kendimden bir sey katabildigim bir hobim var.




Haftada bir kere toplaniyor sinifimiz ve ogretmenimiz zamanla yapacagimiz bir proje veriyor. El cabukluguna ve projenin zorluguna gore iki ya da uc haftalik sureler icinde hemen hemen herkes projesini tamamlamis oluyor ve baska bir projeye geciyoruz. Kullandigimiz hamur seker ve bir kac katki maddesiyle hazirlaniyor. Ben simdiye kadar hazir satilan hamurlari tercih ettim.




Elde sekil verilebilen ve yumusak bir yapisi var, fakat bir sure sonra kuruyor. Yani sekil verilmesi kolay ve kuruduktan sonra da seklini koruyan bir hamur. Ben daha cok cicek yapmayi seviyorum, ozellikle de iri guller favorim, fakat hayal gucunuzun genisligine gore hemen hemen her seyi yapmaniz mumkun.


Her cicek icin ayri kesiciler var; hani metal kurabiye kaliplari olur ya hamuru kesmek icin, iste tipki onlar gibi. Bunun yani sira kestigimiz yapraga biraz daha detay ekleyip canliymis gorunumunu vermek icin de degisik bir cok alet kullaniyoruz. Daha once de bahsettigim gibi sadece cicek degil degisik seyler yapmak da mumkun ornegin melekler, kugular, minik sebzeler hatta sirin insan figurleri... Her sey yaraticiliginiza kalmis, siz ne yapmak isterseniz tatli seker hamuru ona donusuveriyor.


Inanilmaz zevkli ve dinlendirici bir hobi sugarcraft. Aksamlari gunluk sorunlardan uzaklasmak icin "sadece bir cicek" diye basladigim projelerim gec saatlere kadar uzuyor, hem de bana saatin kac oldugunu bile farkettirmeden. Bu guzel dugun pastalarini ne harikalar yaratilabilecegini gormeniz icin ekledim. Pastalarin degil ama son dort fotograftaki suslerin yaraticisi benim. Suslemede kullanilan tum malzemeler yenilebilir, kombine ederken kullandigimiz teller haricinde tabii. Resimlerin uzerine tiklayarak daha buyuk boyutlarini gorebilirsiniz, iyi seyirler :)

Labels:

February 23, 2006 

NE NEYE ESIT ?

Mutfakta gecirilen zaman pratik olcu listeleri ile daha da kolaylasir. Iste size yardimci olmalari icin bu listelerden bazilari :







  • 1 cup = 16 y.k. = 250 ml
  • 1 y.k. un = 20 g
  • 1 y.k. kakao = 15 g
  • 1 y.k. toz seker = 30 g
  • 1 y.k. nisasta = 20 g
  • 1 y.k. hindistan cevizi = 10 g
  • 1 y.k. salca = 40 g
  • 1 y.k. sivi yag = 10 g




** Grafigin uzerine tiklayarak daha buyuk boyunu gorebilirsiniz.

February 22, 2006 

28 Subat Pancake Gunu, Herkese Duyurulur!!

PANCAKE

Dunyanin diger yerlerinde de ayni midir bilmem fakat benim yasadigim yer olan Ingiltere'de 28 Subat Pancake Gunu olarak kutlaniyor. Ben yaklasik iki senedir burada yasiyorum fakat daha dun ogrendim boyle bir etkinlik oldugunu. Pancake cogumuzun bildigi krep aslinda. Yapimi hem cok kolay hem de pisirdikten sonra icine doldurdugunuz malzemeye gore isterseniz tatli oluyor isterseniz tuzlu. Kahvaltidan tutun da davet yemeklerine kadar bir cok sofraya adapte edilebiliyor. Yani cok iyi huylu ve "uyumlu" bir yiyecek krep. Iste ben de o gun icin hazirliklarinizi simdiden yapasiniz diye minik bir tarif ekliyorum. Bu tarif oldukca kolay ve krep tarifleri icinde benim en sevdiklerimden biri, cunku tatli! Simdiden afiyet olsun!

Malzemeler:
  • 100 g un
  • 1 yumurta
  • 300 ml sut
  • Bitkisel yag, pisirmek icin

Yapilisi:

  1. Unu derin bir kaba alin ve ortasini havuz gibi acin.
  2. Yumurtalari ekleyin ve cirpmaya baslayin. Sutu azar azar ekleyip akiskan ve homojen bir karisim elde edene kadar cirpmaya devam edin. Hamur corbadan biraz daha kati olmali. Cok ince bir hamur elde ederseniz biraz daha un ekleyebilirsiniz.
  3. Kabi strec filmle kaplayip buzbolabinda 30dk dinlendirin.
  4. 18 cm capindaki bir teflon tavayi cok az yaglayin ve karisimdan sadece tavanin dibini kaplamaya yetecek incelikte dokun.
  5. Krep altin rengini alana kadar, yaklasik 1-2 dk, pisirin. Ayni islemi krebin obur yuzu icin de uygulayin.
  6. Pisen krebi bir tabaga alin ve sicak tutun, tum hamur bitene kadar islemleri tekrarlayin.

Bu tarifi Good Food dergisinde okumus ve cok begenmistim sizlerle de paylasmak istedim. Kullanacaginiz tavanin capina gore sayisi degisiyor, 18cm lik tava ile 6-8 adet krep elde etmek mumkun. Icini zevkinize gore hazirlayip servis edebilirsiniz.

Benim tarifim ise soyle: muz dilimlerini krebin yarisina gelisi guzel diziyorum, uzerine bir yemek kasigi bal gezdirip biraz tarcin ekiyorum. Krebin diger yarisini uzerine kapatiyorum ve tekrar ikiye katliyorum. Yani sonunda ucgen seklini aliyor. Pudra sekeriyle susleyip yaninda dondurmayla servis ediyorum. Siz agiz tadiniza gore tarcin ve balin miktarini ayarlayabilirsiniz.

Labels:

 

Cikolatali Bi'seylere Ne Dersiniz?

FRENCH TORTE


Ben de cogu insan gibi icinde cikolata ya da kakao olan her turlu tatliya bayiliyorum. Bugun, evlenmeden once annemle birlikte bana rehber olsun diye hazirladigimiz tarif defterimi karistirirken uzun suredir tatmadigim bu pastaya rastladim. Hem bu hafta sonu denemeye hem de tarifi buraya ekleyip sizlerle paylasmaya karar verdim. Unutmazsam fotografini da cekip eklemeyi dusunuyorum . Iste tarif burada:

Malzemeler:
  • 1 lt. sut
  • 1,5 su b. toz seker
  • 4 y.k. kakao
  • 3 y.k. un
  • 2 y.k. pirinc unu
  • 1/2 s.b dovulmus findik
  • 1 pkt vanilya
  • 125 g. bitkisel margarin

Yapilisi:

  1. Derin bir kapta seker, kakao, un, vanilya ve princ ununu harmanlayin.
  2. Sutunu yavas yavas ekleyerek homojen bir karisim haline getirin.
  3. Karisimi bir teflon tencereye alin ve orta ateste koyu bir kivama gelinceye kadar karistirarak pisirin.
  4. Ocaktan indirince margarin ve findigi ekleyerek cabuk cabuk karistirin.
  5. Soguduktan sonra, istediginiz sekildeki, strec film yayilmis bir kaliba dokun ve buzdolabinda bir gece bekletin.

Minik bir not; ben servis yaparken benmari usulu erittigim beyaz cikolata ve dovulmus findikla susluyorum. Sicak cikolata ve soguk pasta agizda cok hos bir tad birakiyor. Iki farkli rengin uyumu ise gorsel olarak oldukca doyurucu.

Labels:

 

Denemek Ister Misiniz?

SABLE BISKUVI


Agizda dagilan cok hos bir yapisi var bu kurabiyenin, ozellikle bes caylarinin yanina cok yakisiyor. Benim cok sevdigim bir tarif, umarim siz de begenerek yaparsiniz. Fakat yapilirken dikkat edilmesi gereken bir nokta var o da hamurunu bir an once toparlamak. Ne kadar cok yogurursaniz hamuru, piserken o kadar cok yayiliyor ve kuru oluyor, o nedenle unu ekledikten sonra bir an once toparlamak gerekiyor.

Bir de ben sekil verirken hamuru iyice yuvarliyorum, hatta tamamen yuvarlak yapiyorum diyebilirim, tipki bir golf topu gibi. Boylece pisirme esnasinda ne kadar yayilirsa yayilsin cok belli olmuyor ve kurabiye seklini muhafaza ediyor. Ayrica kullanacaginiz firin tepsisini yaglamaya gerek yok. En kisa zamanda kurabiyenin resimleri geliyor...

Malzemeler:

  • 1 pkt margarin (250 g)
  • 1 pkt kabartma tozu
  • 1 pkt vanilya
  • 3 yumurta, sarisi ve beyazi ayri
  • 1 su bardagi pudra sekeri
  • Aldigi kadar un (yaklasik 2 bardak)
  • Portakal kabugu rendesi (arzuya gore)

Yapilisi:

  1. Firini onceden 160 dereceye isitin.
  2. Margarin, kabartma tozu, vanilya, yumurta sarilari, portakal kabugu ve pudra sekerini iyice karistirin.
  3. Ununu ekleyip bir an once toparlayin. Hamur kulak memesi yumusakliginda olmali.
  4. Ceviz buyklugunde parcalar koparin ve top gibi yuvarlak sekil verin.
  5. Tepsiye dizdiginiz kurabiyelerin uzerini, pistikten sonra parlak olmasi icin, yumurta beyazi ile fircalayin.
  6. 160-180 derecede uzeri hafif pembe olana kadar pisirin.

Labels:

 

Neden Annemin Sable Biskuvisi ?

Cunku biz kucukken, ve buyuyene kadar, annemi bu kurabiyeyi yapmaktan bir turlu vazgeciremedik. Annem aklina estigi zaman tepsi tepsi bu kurabiyeden yapar ve bize zorla yedirirdi! " Zorla " yememizin sebebi kurabiyelerin tadiyla degil, tamamen bizim cocuk inadimizla alakali. Hani anne babaniz surekli ellerinde bir tabakla gelip agziniza bir seyler tikistirmaya calisirlar ya, siz de naz yaparsiniz yememek icin... Oysa o kadar guzeldir ki o tabakdaki yiyecek ve caniniz oyle bir ister ki, ama hayir, yemezsiniz cunku biricik anneniz tarafindan ozenle yapilip taa ayaginiza kadar getirilmistir ve bu kadar ozenden sonra birazcik nazlanmak, cocuk mantiginiza gore, sizin en dogal hakkinizdir. Iste biz de tam boyle iki kucuk canavardik kardesimle!

Bu arada sable biskuvinin can dostu, bizim ikinci buyuk kabusumuz "Muzlu Rulo Pastayi"da unutmamak gerek. Muzlu pastanin yapilisi bizim evde ayri bir olay olurdu, cunku biraz cabukluk gerektiren bir tarifi vardir. Tarif boyle olunca da annem pastayi yaparken kosusturup dururdu, biz de bu pasta yapilacagi zaman mutfaktan mumkun oldugunca uzak durmaya calisirdik .

Iste tum bu anlattiklarim yuzden benim sitemin adi "Annemin Sable Biskuvisi". Bu isim bana daima annemin mis kokan mutfagini, tatli cocukluk anilarimi ve kardesimle attigimiz kahkahalari animsatir. Kucuklugumu hatirladigimda o guzel pasta ve kurabiyelere surat cevirmekle ne buyuk bir hata yaptigimi simdi daha iyi anliyorum. Artik evlendim, kendi mutfagim var ve becerebildigim kadariyla annemin mis kokulu yemeklerini pisiriyorum, hem de buyuk bir zevkle. Tabii henuz cocuklarimiz olmadigi icin butun tariflerimi biricik esimin uzerinde deniyorum.

Yakinda eski kabusum, yeni vazgecilmez tarifim ve sitemin basligi sable biskuvinin tarifini buraya eklemeyi planliyorum... Benim gibi tum okuyanlar da denesinler ve sevdikleri tariflere eklesinler diye...

Gorusmek uzere,

Zeynep


BEN KIMIM?

www.flickr.com
Zeze's' photos More of Zeze's' photos


BUZDOLABI

MEVSIMLIK

OLCU KABI

YEMEK ETKINLIKLERI

Powered by Blogger



Creative Commons License
This work is licenced under a Creative Commons Licence. sydney charters
sydney charters Counter


REKLAMLAR


Sitede yayinlanan tum fotograf ve yazilarin izin alinmadan kopyalanmasi ve kullanilmasi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasina gore suctur.


















Cursors



Bloglar Alemi







eXTReMe Tracker