KIZIM SEN DELI MISIN?!

Odalari doldurup koridorlara tasan kolilere ve bel agrisina inat hala mutfakta denemeler yapacagim diye kendimi paralamama kizan annem boyle dedi iste bana :)) Peki annemi bu kadar kizdiracak ne mi yaptim?

Bir kere her yiyecegin mevsiminde tuketilmesinden yana bir insan olarak bol bol zeytinyagli kereviz ve karnabahar ograten yaptim. Bir de Martha Stewart'in sitesinde gordugum rosto edilmis sarmisak ve soganla pisirilen karnabahar corbasini begenip denemeye karar verdim ve tipki diger tarifleri gibi bu corba da inanilmaz lezzetli oldu.

Sonra acibadem kurabiyesi yaptim! Burada bulamiyoruz ya uzun suredir evde yapmayi kafama takmistim; arastirmadigim yer denemedigim "gibi" tarif kalmadi. Sonunda is basa dustu deyip kafamdakileri okuduklarimla harmanlayarak deneylerime basladim ve iki uc basarisiz partinin ardindan muhtesem tarifi gecenlerde buldum! Kendim yaptim diye soylemiyorum ama Allah'im bu kadar mi guzel olur bir tarif, yani boyle isirirken sakizlanan, mis kokulu, acayip lezzetli bir sey oldu! Hem de oyle kolay ki artik Istanbul'a gidince patlayana kadar acibadem yemeye son! :)
Ayrica ilk defa dort sene once Paris'te Laduree adli pastanenin vitrininde gorup yedigimiz, renklerine ve degisik cesitlerine hayran kaldigim macaroon denemelerine basladim. Macaroonlar aralarina surulen degisik krema veya recellerle sandivic edilmis minik Fransiz kurabiyeleri ve yapimi birazcik zahmetli oldugu icin oldukca yuksek fiyatlara satiliyorlar. Fotograftaki gul aromali macaroonlar dorduncu denemeye ait, aralarina da vanilyali ve beyaz cikolatali krema surecektim ama dorduncu denemede de lezzet acisindan istedigim kivami tutturamayinca bu kadar karisikligin arasinda, tabii annecigimi de daha fazla kizdirmamak icin ;), denemelerimi yeni mutfaga saklamaya karar verdim.

Sadece yemek de yapmadim. Bir gece acaba soyle bir kupe/ kolye/ bileklik vb yapsam nasil olur diye kafama takildi ve fotograftakiler cikti ortaya. Hic taki kursuna gitmedim onceden ama cok zevkli bir ismis. Ben oyle kaptirdim ki kendimi sabahlara kadar, parmak uclarim delinip uyusana kadar cesit cesit taki yaptim. Sadece uc tane degil yani :) Digerlerini de belki bir ara fotograflarim. Bu kadar iste, siz soyleyin simdi deli miyim ben? :)
Labels: Corbalar-Salatalar-Istah Acicilar, Ilgimi Cekenler, Tatli ve Kurabiyeler, Zeytinyagli Yemekler




Nolur nolmaz diye arada bir yaglariyla fircalarken fotografladim hindinin butun halini, iyi ki de tamamen pismesini beklememisim cunku aclikan gozumuz donmus bir sekilde saldirinca fotografi falan unuttum:) Yani fotografa bakip da hic kizarmamis demeyin, hindime haksizlik etmis olursunuz. Hindinin yanina da her zaman ki gibi firinlanmis beyaz havuc, patates ve havuc uclusu ile pastirmali bruksel lahanasi yaptim. Citir citir olmus pastirma ve bruksel lahanasi cok guzel bir ikili olusturdu. Malum bruksel lahanasinin tadi muthis denilemez ama besleyici olmasi ve her seyden onemlisi tam mevsimi olmasi nedeniyle ben bu aralar mutfaktan eksik etmiyorum, hem ufak tefek eklemelerle oldukca lezzetli hale geliyorlar.
Tatli olarak da yine oldukca kolay ve hafif olan tavuk gogsunu sectim ama bu sefer kaselerin dibine biskuvi, tarcin, findik ve muskat karisimi koydum. Boylece bebek mamasi gibi sade ve basit bir tatli olmaktan cikip daha lezzetli ve hos gorunumlu bir tatli oldular :) 2008'i bu yiyeceklerle ve oh sonunda bitti diyerek kapadik ama 2009'un baslari da bize pek insafli davranmayacak herhalde; pek yakinda yine yeni bir ulkeye tasinma hazirliklari icindeyiz. Kartonlar siparis edildi, gereksiz esyalar atilmak uzere, ki tasinmanin tek sevdigim yani kivir zivirdan kurtulmak, bir kenara ayirildi ve ev bakma telasina girdik bile... Aranizda Frankfurt'u bilen var mi? :)





